Gecenin Sesleri

13 Mart 2012 Salı

Kısa Devre İnsanlık

Bazen beynimizin ücra ve unutulmuş bir köşesi, var olan sisteme uymayı reddederek ufak bir kıvılcım çıkartır. Ve genel, kalıp düşüncelerde kısa devreye neden olur. Bazılarımızda, bu durumda perde bir anda kalkar, Matrix’in bağlantı fişi bir anlığına çekilir tabiri caizse. Ki şu an ki dünya sistemi pek de farklı değil Matrix’ten. Hepimiz bankalara, faturalara, popüler kültüre vs. beynimizin köküne kadar bağlıyız… Neyse konuyu dağıtmayayım. Bu kısa devre anında gerçekler bir anda dosya, dosya dökülür önümüze. Bu tarz durumlarda sistem, bu etkinliği virüs olarak algılar ve kabul eder. “Beynimin içinde olan bir etkinliği sistem, dışa vurmadığım sürece nasıl algılayabilir ki salak herif?! Hem de milyonlarca insanın arasında?!?!” dediğini duyar gibiyim. Ancak, benim ‘zeka küpü’ dostum şunu düşün; sistem zaten çok önceden doğası gereği korkak ebeveynler ve daha da korkak çıkarcı bir toplum yaratmıştı. Ailen ve toplum (kendilerine de yapıldığı gibi…) anti-virüsü yıllarca beyninin bir köşesine kodladılar. İşte bu anti-virüste konumuz olan kısa devre esnasında, toplumsal uyuşturucuları beynine zerk etmeye başlar; kariyer, geçim sıkıntısı, din, gelenek-görenek, popüler kültür, seksüel aktivite, faturalar, çaresizlik kolaya kaçma, sistemin değiştirilemeyeceği düşüncesi, şerefsizlerin yönettiği bir dünyada, dürüst bir vatandaş olmak (ya da onlardan daha az şerefsiz… çok zeki olma yeter ;)) ve dahası… Birçok insanda bu kıvılcım çakmaz bile. Onlar mükemmel kodlamanın sapkın kurbanı Duracell pillerdir. Geriye kalanlarda bu ‘GERÇEK EŞİĞİNE ÇARPIŞ’ın sonuçları farklıdır. Bazıları anti-virüsü yok eder. Bu arkadaşların bir kısmı, sahte bir anti-virüs yaratıp, sistemi huylandırmadan gizli bir savaş ilan ederler. Sayıları epey azdır. Yok edip açık savaş ilan edenler deli, hain vb. sıfatlarla bastırılır, kirletilir ya da ‘kahraman’ ilan edilip sisteme göre uyarlanır, putlaştırılır; takipçilerini yanlış yönlendirme için kullanılır ve sonunda put kırılır. O kahramanın düşüncelerini anlamak yerine putuna tapan kofti gençlik sistemin toplumsal şok cihazları haline getirilir. Bir de Cypher sendromu vardır kiii… Bir süre savaştıktan sonra ya da gerçeği bilip görmelerine karşın Matrix’e tekrar dahil olmak isteyenler… Sisteme dönüp uyumayı seçenler… İşte onlar sistemin tam yağlı kaşar metresleridir mesela. O-ooov gene kıvılcım çakıyor. Hot Spot Shield’ımı açsam iyi olacak…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder